9 Haziran 2009 Salı

kelamım kalemim kadardır.


Ardına kadar açılmış kapılardan girmeyi sevmem; kapanırsa omzumdan başlayıp köprücük kemiklerime kadar sıkıntıya sokabilir beni. Kapı dediğin ardına kadar açılmamalı. O kadar davetkar olmamalı ama di mi? Davetler de açıktır tabi, ama ardına kadar değildir. Gel ! denilir, Kal !' da bi davettir. Açıktır ama ardına kadar değil. Art o kadar çok kullanılınca anlamını yitirmeye başlıyor gibi... picasso 34 Kadın çizseydi mesela gerçekten de ağzı gözü birbirine girerdi. Ardına kadar Art kullanamazsın!
Günün sözü olan sözüm hiç olmadı. Sözlerim oldu ama tutulmadılar nedense. Boş mu sözlerdi ? Sanmıyorum... Tutulamamış, sapı olmayan ipe gelen ama sapa pek yanaşmayan sözlerdi denilebilir. Ama ardına kadar da sözlü özleri yoktu. Özüne dönememişler belliki benim sözler. Kahrolsun popüler kültür.

Adım tek hece, odam tek pencere, tek tip sigara içer, tek ayakkabı kullanır, haftada tek seferlik yıkanma seanslarını tercih ederim. Bunun yanında;
göbek adım Halaskargazi, odamın duvarını yıkıp dört pencere yaptım, sigaram yoksa da Ballıca içtim, nasırlarım üç çift ayakkabı eder derken çok rahatım, suyu severim- mesela şimdi 2 bardak suyla duş aldım....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder