22 Eylül 2009 Salı

sarıkamış günlükleri


-hala cd kapaklarından süs yapan minibüsler vardır diye umuyorum.



-bira içerken de serçe parmağımı kaldırırım arkadaş.



-ayakkabılarımı paçama silerek asla temizlemem.



-soruşturmaya başladıktan sonra, karanlık odada sarkan ışığın altındaki sigara dumanında senin yüzünü gördüm sevgili. çok korkuttun beni.



-yalnız kalmak istiyorum. izin verirlerse sessiz bile kalabilirim.



-uzakta olmak garip ve bir okadar da komikmiş. şehir tabelalarının önünde fotoğraf çekilmeyi unutmak, sadece iki çay içip bir sigaraya talim etmek, zoraki bir uğurlama ve aynı anda G3' ün güçlü mermisini 200 metereye sıkmak. uzak ihtimaller değillerdir belki ama bu kafayla ve bu bünyeyle kaldırılabilcek gibi değil. alkol ihtiyacımı patlıcan musakkayla gidermeye başladım. arada sırada çıkan etli kurufasulye de cilası oluyor. koğuşun ayak ve erkek kokan havasında boy vermeye çalışıyorum boğulmamak için. yatağıma astığım donlarımın çalınmasına alıştım. birilerinin beni arzuladığından şüpheleniyorum!!! 13 yaş fantazisi değil midir karşı komşunun yeni ergen kızının renkli iç çamaşırlarını çalmak??? yeni ergenlerleyim.



- kariyer hedefi olmadan ve iyi not alamamaktan korkmayarak çalışıyorum. ne büyük bi rahatlıkmış.. bilemedim. Mala bağalamak kadar deşarj edici bir şey daha varsa oda en başından mal olmaktır heralde.



- burdan yeni gelecek yetkililere sesleniyorum: Gelmeyi olum!



*bira istiyorum.



-keyfimizin tavan yaptığı o cemiyet sohbetlerinden ve eski istanbul manzaralarından öte bir muhabbet ve manzara var burda. bütün muhabbetin ve görüntünün içine edebilecek birşeyler...



-karanlıkta parlayamıyorum. liken diyorlardı sanırım o canlılara. mağaralarda yaşayan ve kendi ışıklarını üreten canlılar. hani şu okyanusun dibinde yaşayan ve kendi ışıklarını üreten planktonlar gibi yapamıyorum ben. bana anlatılan sadece güneşin doğduğu saatle sınırlı. işte bu saatlerde yaşam buluyorum. bana kimse hayat vermemiş. ben bulmuşum. daha parlağını bulmak bazılarının işi. bize söylenen; hakimin O'nlar oldukları....



-güzel gecelerim oldu, güzel saatlerim, güzel dakikaların saatlerle ölçüldüğü An'larım.



-sarhoş oldum, taşıdı beni.



-sarhoş oldum taşıdım beynimi.



- körüklü otobüs gibiyim. baş tarafım sabit, kıç tarafım sağa kayıyo.



-hastalarına sarkan doktorların şerefsizliği var tuvaletlerde. yemin etmişler bi bok yemeye...



- Bekliyorum! KAR düşmesini beklemek Sarıkamış' ta bir adet. askerin yaptığı şeylerin başında gelir. buranın karını bilmeyenler, itinayla her saat başı farklı ağızlardan çıkan tehditkar ve korku dolu aynı cümlelerle korkutulur. sekiz saattir ayakta olmanı kimse önemsemeden kendilerinden örnekler verirler: '' biz 3500 saat duruyoduk a.k ayahkğğta'' hepsinden nefret edeceğime dair söz veriyorum!









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder