
adam krala açıkça söyler '' kadınını istiyorum, kraliçemi!...''
kral çıkışır tabi; '' kraliçe olduğu için mi yoksa kralın karısı olduğu için mi?''
adam kekelemeden devam eder; ''cennetim olduğu için, kadınının boynu da bu cennetin anahtarı olduğu için...''
kral üsteler; '' sence herkesin bir cenneti var mıdır? yoksa sadece krallar mı bu cennete sahip olabilir?
adam düşünmeden; ''kendi cennetim senin yatağında''
kral yine ; '' kral olduğum için mi sence?''
adam; '' cennette olduğun için''
kral; '' anahtarımı getirin, cennetimi de yakın''
adam; '' cennetteyim''
-düşünsene soğuk havada üstünde fakir birine ait olamayacak kadar güzel bir mont, ayağında yine ancak aynı kazanç düzeyinde birinde olabilecek botlar, bir elinde taze sıkılmış nar suyu ve bir elinde makinan... boğaz soyunmuş, adalar sisle giyinmiş, yağmur üstüne kusuyor....
- uzun koridorların karanlık yerleri yoktur... koridor o kadar uzundur ki, ışık yolculuğunu tamamlayamadan yok olur. yani diyeceğim o ki; ışık hiç kalıbının adamı değilsin... einstein seni yanlış tanımış bence. o kadar da hızlı değilsin.
-istediğin müziği anında dinlemek! işte bu dünyada alabileceğin sayılı hazlardan bir tanesini bir çırpıda yazdım. önemli şeyler söylemek o kadar da zor değil.
-blog sonunda bitmiş, olmuş, çalışmış. güzel de olmuş. o kadar ki, güzel olmuş işte. İçini bolca doldurmalı, bloglamalı, bloglamadan durmamalı.
-susuzluk mu serap gördüren yoksa çölün ince kumlarının sırtından yükselen hararet dalgaları mı; bestelediğim şarkıyı dudaklarım bu susuzlukla savaşıyor diye mi söyleyemiyorum, yoksa aynı hararet dalgaları artık boğuyor mu beni? dalgaların sadece denizde olmamasına hiç şaşırmıyorum, sadece atabildiğimce az yanıklı kulaçlar için uğraşıyorum. şimdi bana mehmet diyorlar, genel geçer adımız buymuş, yeşili giyip dağlara hükmedince ve de cesaretlenince bu isim cuk diye oturuyor insanın üstüne. dalgalar serpilirken üstümden, gün be gü(m)n hayallerimi yitirmeye başlayıp, gerçek oluyorum. benim gerçekliğim bestelediğim şarkı değil orhan gencebaymış gibi. Arabesk filmindeki çölde bile olabilirim hatta... emrah diye de seslenebilirsiniz bana. şimdilik ama... mert benim adım. çöl seviyesinde ya da çiçeklerin nagehan açtığı yüksek ovalarda olmam hiçbir şeyi değiştirmez. sadece aklım karışık ve muradıma erebilmek için biraz saçmalıyorum. yalnızken o kadar da saçmalayamıyormuşsunuz... fight club izlemeyi özlerken gençleşmek istedim uniclub' la. uzaktan izledim sizi de, dublaj ve altyazı mevcut ama ben orjinal sesinizi duymayı tercih ediyorum....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder