
hadi iki lafa düşürelim ortaya:
...tahmin ediyordu mesafeyi. Işıkları seçemiyordu şehrin, gece karanlığında bile asfalttan hararet yükseliyordu. Işıkların da yardımıyla oryanteli andıran tarzlarıyla yükseliyorlardı havaya doğru.Arabik ezgileri sövdü içinden. Hoş, bağırarak da yapsa bunu kimse duymayacaktı onu. Bilmediği bir ülkede, bilmediği bir asfalt yolda bilmediği bir geceyle boğuşalı saatler olmuştu. Pişman değildi bu uzun yolculuğa çıktığı için ama gözlerinden de bir kaç damla yaş boşa dökülmüyordu. Hint ezgilerine yüksek sesle sövdü! Sonunda 17 tonluk bir tır geldi ve onu kurtardı. Karardı hava, son gördüğü ve aklında kalan şey, kahverengi, kendi ülkesinde taksitle zorla aldığı botların aynısının içinde duran bir çift ayağın telaşla kafasının yanında durduğuydu...
yani şimdi batı ezgileri diye birşey var. yok mu? var tabi. bu batı ezgilerini de bağlamayla çalınca ortaya doğu-batı harmanı birşey mi çıkıyor? n'oluyor bu? olmuyor mu? sidar la mozart çalınmıyor mu? bu Batı mı oluyor? yoksa bildiğimiz uzak doğu mu? bildiğin Hindistan sesini alıyorlar Alman menşeeli bir Batı müziği için kullanıyorlar. kafam karıştı dostlar. Ben sanırım bu müziğin sınırlarını çizemiyeceğim. Ya da sınırsız mı diyorlardı ona? evet. öyleymiş.
aslında hiç görmediğin bir şeyi ilk kez görme diye birşey yoktur. Hiç görmediğin birşeyi bilemezsin di mi? kavramsal olarak da bilmediğin birşeyi göremezsin. -yani tamamiyle atıyorum- ''Astirbünyit'' diye bir ulaşım aracı olsa, bu ulaşım aracının ''simitül'' e benzeyen ''argimsek'' leri olsa ve bu araç ''rütfekyer'' le çalışsa biz bu aracı bilebilir ve görebilir miyiz? hayır efendim bilemeyiz ve göremeyiz. bu kadar basit. Ufo dediğimiz şeyleri de bu yüzden göremiyoruz. kavramsal olarak ve zihinsel olarak tanımıyoruz onları çünkü. demin gtümden salladığım parçaları vardır onların kesin. o yüzden gönül gözümüzle değil g.t gözümüzle bakarsak belki görürüz öyle hiç bilmediğimiz aklımıza gelmeyen şeyleri. beynimizdeki bağlar arasındaki elektrik akımını buna göre ayarlayabildiğimiz an kuantumun dibine vurduğumuz andır. Zaten onun da dibine vurursak kesin '' avrikutel'' oluruz. Onu da olduk mu kimse tutmasın insanoğlunu. tutsun mu?
haydi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder