
Sanayi devrimiyle başlayan muazzam yükselişle birlikte, engellenemez bir büyüme de başlamıştı. Halkın o zamanki ihtiyaçlarının çoğuna karşılık verecek bir icat gerçekleşmek üzereydi. Kaçınılmazdı fosil yakıtının gaz halini muhafaza etmek. Sonunda oldu ve tüp keşfedildi. İlk zamanlarda karşı çıkıldı; her yeni şey gibi canavar adledilen bu buluşa. Mucitleri tehditler alıyor, dönemin yöneticileri kendi iktidarlarını tehlikeye sokabilecek bu buluşa karşı lobiler oluşturuyordu. Ama halk aydınlanmıştı! Madem devrim gerçekleşiyor ve madem bu devrimin temelini sanayi oluşturuyordu; o zaman bu icadın da buna ayak uydurması gerekiyordu. Yıl binsekizyüzlerin başını, insanlar bir dönemin sonunu gösteriyordu. Tüp icat edilerek sadece bir tüp olmadığını, bunun yanında sanayi tüpü olarak da varlığını yükselterek ilerleyeceğini büyük puntalı harflerle tarih sayfalarına kazıyarak yazıyordu. Bu gelişmelerle beraber yeni sektörler dünyaya yayılıyor ve el emeği göz nuru süslemeler vitrinlerde yerini alıyordu. Artık her tüp sahibinin bir de tüp örtüsü bulunuyordu. Bunu tekerlekli tüp altlıkları, güvenceli tüp başlıkları takip ediyordu. İşte bahsettiğimiz buhran zamanlarında başlar bu programın hikayesi. Madem ortada bir tüp var, madem bu tüpe örülmüş bir örtü var ; o zaman neden bir ayça şen başkan da olmasındı… haydar sanayi tipi tüp örtülerinin de katkısıyla, günümüze kadar ulaşan bu program, sanayi devrimine farklı bir önem katmış, örtü ören emek insanlarına da dikkatleri çekerek emeğin kutsallığını vurgulamıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder