5 Nisan 2011 Salı

Haydi Oğlum...



Çene kemiği önemli bir kemik!

Yıllarca konuştuğun şeyleri, yıllardır içinde kalan şeylerle kıyaslarsan aradaki farkın büyük bir uçurum gibi derin ve dik olduğunu görürsün. Boşuna konuşmuşum dersin yıllarca... Şimdi tamam, derin konuşup hepimizin maskeleri var felsefesine girmeyelim. Ama ortada bir ibnelik var! Ortada saklanan şeyler var! Ortada istediğin ama söyleyemediğin çok şey var! Nasıl iş ki bu? İşte bu insan olmanın dayanılmaz ağrısı. Ellerini kullanabilirsin kötü bir şeyler yaparken, ayakların seni o kötü şeye götürebilir, burnun bu pisliğin kokusunu alsa da sana mani olmayabilir, gözlerin bu şerri görse dahi görmezden gelebilir, kalbin suçun baskısı altında dakikada yüzkırk vuruş yapabilir; peki ya beynin? İşte bütün ibnelik onda! Bu yüzden çeneni kırabilirsin, ellerini yakabilirsin, gözlerini kaybedebilir, kalbinin durmasına sebep olabilirsin, burnun tıkanır koklamaz, ayakların tuz buz olur yürüyemezsin... İşte bu ahval ve şerait içinde dahi senin insan olarak-hele ki genç bir insan olarak- vazifen; tüm istikrar ve cahiliyetini muhafaza ve müdafaa etmektir. Muhtaç olduğun kudret de tabi ki damağındaki ve damarlarındaki asil Rakı'da mevcuttur.

Haydi olum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder